Bizden portreler bölümünün yeni konuğu Hamile Eğitim Uzmanı Ayşe Öner. Meslektaşlarımıza özellikle genç meslektaşlarımıza örnek olabilecek bir başarı hikayesi Ayşe Hanım’ın kariyer yolculuğu. Şu anda kendine ait bir eğitim merkezi ( http://www.ayseoner.com/ ) olan Ayşe Hanım, aralarında birçok ünlü simanın da olduğu anne-baba adaylarına hamilelik, bebek bakımı konularında seminerler vermekte ve konu ile ilgili bir de kitabı bulunmakta .
Ayşe Hanım, öncelikle sitemize hoş geldiniz. İsterseniz ilk olarak hemşirelik mesleğini nasıl seçtiğinizi soralım?
Hoş bulduk, bana sizlerle buluşma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Ben yaşamda hiçbir şeyin tesadüf olmadığına inanırım. Hemşirelik mesleğini seçimim şimdi biliyorum ki evrensel planda tasarlanmıştı, bilinçli veya bilinçsiz siz seçmiş, rasgele,tesadüfen oluşmuş gibi görünse bile yaşamınıza baktığınızda evrim programının sizde nasıl işlemiş olduğunu, dünya boyutundaki misyonunuzu
gerçekleştirirken, hangi yolları kastettiğinizi görebilme fırsatınız da olabiliyor. Hemşirelik farkındalık, empati ve özverili olmayı gerektiren bir meslek, eğer bu sizin doğanızda varsa o zaman kanallarınız daha çabuk açılıyor. Bazen gençlik yıllarında gece nöbetleri sizi çok zorlasa da duyduğunuz manevi haz, aldığınız dualar uykunun vereceği enerjiden daha fazlasını sağlıyor, içsel gelişiminizi hızlandırıyor. Farklı da olabilir, tıp camiasında tüm kavramları birbirine karıştırmış, duyuları nasırlaşmış, empati yeteneği kaybolmuş, kanıksamış, aldırmaz bir tavır içinde olan kişileri gördüğüm de içim acıyor.
Şu anda merkezinizde gebelik, doğum, doğum sonrası bebek bakımı konularında eğitimler vermektesiniz. Bu konudaki ihtiyacı ne zaman tespit ettiniz ve hangi kanallar vasıtasıyla kendinizi geliştirdiniz?
Doğum ve bebek hemşiresi olarak çalıştığım yıllarda, doğum öncesi hazırlığın önemini yabancı kadınların doğumlarını izlerken fark ettim. Böylesi bilinçli, nefes denetimi ile ağrıyı kontrol edip, doğa ile işbirliği için de muhteşem doğumlar yaparak, bebekleriyle iletişim kurmalarına şaşırıp, hayran kalıyorduk. Diğer tarafta şartlanmışlıkları, öğrenilmiş cesaretsizlikleri, önyargı, korku ve endişeleri ile doğum deneyimini yaşayan bizim kadınlarımız vardı... 70 li yıllardan bu günlere çok zaman geçti. Benim o yıllarda düşündüğüm işi yapmaya başlamam 1988 yılında İnternational Hospital de Ante-Natal sınıf kurmam için bana bir oda verilmesi ve dört haftalık doğum öncesi program oluşturmam ile başladı. O zamana kadar da araştırdım, bilgi topladım, çocuk bakmak üzere gittiğim yurtdışında bu tür kursları izleme fırsatlarım oldu. Ama işi ancak yaparak öğreniyor ve kendinizi geliştiriyorsunuz.. Şu anda 22 saatlik bir paket program vermekteyim. Hastaneden ayrılıp kendi adıma kuruluş yapmadan önce de on yıla yakın farklı yerlerde kurs çalışmalarımı sürdürdüm, kolay olmadı, çok destek görmedim, hatta bir çok meslektaşım ve doktor arkadaşım " boşa kürek çektiğimi" bile söyledi. Ama ben inancımı ve bu hizmetin gerekli olduğu fikrini hiç kaybetmedim. Bir kişi bile olsa küçümsemedim, sevgiyle ve heyecanla öğretilerimi aktardım.
Yaşamımı sürdürecek parayı kazanabilmek için, ek işler de yaptım.Özel hemşirelik, kreş hemşireliği gibi. Masaj kurslarına gittim, masaj da yapmaya başladım. Masaj da ustalaşmam şimdi çok işime yarıyor. Siyatik ağrısı olan hamilelere 5 dakika dokunmam,ağrı noktalarını hissetmem, kasın gerginliğini fark etmem çok kolay oluyor. Hamileler bu dokunuşların, küçük masaj terapilerinin ardından "Ayşe hemşire ellerinizde ne varsa dokunuyor ve iyileştiriyorsunuz " diyorlar. Baba adaylarına hamilelik ve doğum sırasında eşlerine yapacakları masaj, dokunuşlar ve karşı basınç uygulamalarını öğretiyorum. Yapmış olduğum hizmetin, toplumsal ve kişisel gelişimime önemli katkısı olduğuna inanıyorum. Artık doğum öncesi hazırlık kursları yaygın olarak hastanelerde yapılmakta, böyle bir bilincin oluşmasında ilk adımı atan bir hemşire olarak ben de mesleğimle gurur duyuyorum.
Hemşirelik mesleğinde geldiğiniz noktayı hedefleyen arkadaşlarımıza önerileriniz nelerdir
Hemşire arkadaşlarıma önerim, empati yeteneğinizi, kendinizi ve mesleki bilginizi geliştirin, sevecen, saygılı ve sabırlı olun, inancınızı ve heyecanınızı hiç kaybetmeyin.
Sitemizin davetini kabul edip bize konuk olduğunuz için çok teşekkür ederiz, Mesleğimizin toplum nezdindeki algısına olumlu katkılarınız için ayrıca teşekkür eder, çalışma hayatınızda başarılar dileriz.
Ben de tüm hemşire arkadaşlarıma sevgilerimi ve hedefledikleri noktaya gelecekleri inancını hiçbir zaman kaybetmemelerini diliyorum.
05.03.2009 -- Nurgül APAYDIN YÜKSEK-- www.hemsireyiz.biz